Üsküdar Diş Hastanesi
Centenary year logo

Protetik Diş Tedavisi

Diş hekimliğinde uygulanan protezler, eksik dişler, dişlerin eksik kısımları ve çene ve damaktaki eksik yumuşak veya sert yapılar gibi ağız içinde oluşan kayıpları yeniden yapılandırmak için kullanılırlar. Protetik diş hekimliği, diş protezleri ile ilgilenen diş hekimliği uzmanlığıdır. Bu tür protezler çiğnemeyi, estetiği iyileştirmek ve konuşmaya yardımcı olmak için kullanılır.

Protetik Diş Tedavisi

Protezler dişlere veya diş implantlarına diş yapıştırıcısı veya vidalar yardımıyla sabitlenir. Parsiyel veya total dişsiz ağızlarda kullanılan protezler ise dişlerin veya diş implantlarının paralel sert yüzeylerine ve alt kesimlerine karşı sürtünme, mukus salgısından faydalanılan vakum oluşması ve pasif olarak yerinde tutmak için çevredeki kasları ve çenenin anatomik konturların kullanılması yoluyla uygulanır.

Protetik Diş Tedavisi Kimlere Uygulanır?

Diş protezleri, dişlerinde madde kaybı oluşan, ağzında parsiyel ya da total diş eksikliği olan kişilerde fonksiyon, fonasyon ve estetik amaçlarla her yaştaki hastalara uygulanabilir. Aynı zamanda diş çevresi yumuşak ve sert dokuları da yerine koymak amacıyla da sık sık kullanılmaktadır.

Dişleri yerine koymak amacıyla yapılan protezler, dişlere veya diş implantlarına bağlanarak ya da vakum yoluyla ve çevredeki kaslar tarafından pasif olarak tutularak yerinde tutulabilir. Vücudun diğer protez türleri gibi kalıcı olarak sabitlenebilir veya çıkarılabilir; sabit protezler ve hareketli protezler birçok varyasyonda yapılmaktadır.

Protetik Diş Tedavisinde Kullanılan Protezler Nelerdir?

Protetik diş tedavisinde, genel olarak ‘’hareketli protez’’ ve ‘’sabit protez’’ olmak üzere 2 temel yöntem uygulanır. Bunlardan hareketli protezde kendi arasında 2 alt gruba ayrılır. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz;

Sabit Protezler: Dişlerde oluşan özellikle çok miktardaki madde kayıpları ya da  parsiyel diş eksikleri sabit protezlerle yerine konulabilmektedir.

İnley ve Onleyler: Dişlerdeki madde kaybını yerine koymak için kompozit ya da porselen gibi materyallerle laboratuar ortamında model üzerinde hazırlanarak hastanın dişlerine yapıştırılan restorasyonlardır. Ağız içinde uygulanan diş dolgularına çoğu zaman alternatiftir. İnleyler dişlerin tüberkül denilen üst bölümlerini içermezken onleylerdetüberküller restorasyona dahil edilir. Laboratuvar ortamında hazırlandığı için yan dişlerle olan kontakları çok iyidir, dayanıklılıkları yüksektir ve estetiktirler.

Porselen lamine kaplamalar (PLV): PLV'lerin başlıca kullanımı, diş morfolojisini ve rengini değiştirerek anterior estetiği iyileştirmektir. PLV'ler, genellikle anterior dişlerin bukkal yüzeylerini içeren, diş restorasyonlarının en az invaziv olanıdır. Altta yatan diş rengi kabul edilebilir ise, diş laboratuvarında üretilen ince bir porselen laminaile şekli ve rengi iyileştirmek için yalnızca minimum diş küçültme yeterlidir. PLV'ler en çok öngörülen restorasyon türüdür.

Bununla birlikte, özellikle beyazlatma veya kompozitrezin dolgular gibi daha az invaziv protokollerle benzer sonuçlar elde edilebiliyorsa tamamen kozmetik nedenlerle, çok az estetik iyileşmeye sahip PLV'ler için hayati sağlıklı dişler hazırlamanın tartışmalı olduğu unutulmamalıdır.

Kuronlar: Dişlerde fazla miktardaki diş kayıpları için kullanılan bir yöntemdir. Dişteki madde kayıpları dolgu gibi uygun bir yöntemle yerine konulduktan sonra, dişleri korumak amacıyla yapılacak kuron materyaline yer açacak kadar dişler çepeçevre küçültülür. Hastaya uygun bir materyalle laboratuvar ortamında kuronlar hazırlanarak küçültülen bu dişlerin üzerine yapıştırılır. Kuronlar aynı zamanda renk değişiklikleri, dişlerde kırılmalar, diş dizisinin dışında yer alan dişlerin hizalanması gibi farklı sebeplerle de uygulanabilmektedir. Bu amaçlarla farklı kuron materyalleri kullanılmaktadır. En sık kullanılanlar arasında feldspatik porselen çeşitleri, E max gibi kuvvetlendirilmiş porselenler, zirkonyum, metal ve porselenin birlikte kullanıldığı metal seramikler, kuvvetlendirilmiş kompozitler bulunmaktadır.

Köprüler: Diş boşluklarının önünde ve arkasında destek alınabilecek yeterli sayıda kuvvetli dişler varsa bu durumda diş eksikliği ya da eksikliklerini tamamlamak amacıyla köprü restorasyonları kullanılabilir. Boşluğun önünde ve arkasında yer alan dişler kullanılarak eksik olan diş yerine geçen protez bu boşluğun üzerine asılabilir. Tek diş eksikliği ya da çok sayıda diş eksikliği bu köprülerle tamamlanabilir. Destek alınacak dişlerin kök ve çevre dokusunun sağlıklı olmasını gerektiren bir yöntemdir.

Parsiyel (Bölümlü) protezler: Diş eksikliği olan bölgeler çok sayıda, diş boşluklarının uzunlukları fazla ise ya da diş boşlukları herhangi bir dişle sınırlandırılmıyorsa bu durumda diş eksikliklerini gidermek amacıyla parsiyel protezlerden faydalanılır. Bu protezler dişlerin üzerine yerleştirildiği ana bir taşıyıcı ve protezin tutuculuğunu sağlamak amacıyla kullanılan parçalardan oluşmaktadır. Protez tutuculuğu dişler üzerine yerleştirilen kroşe denilen kancalarla sağlanabildiği gibi genellikle anahtar kilit sistemine uyan hassas tutucu parçalarla da sağlanabilir.  Ana taşıyıcı dişsiz boşluklar üzerinde uzanarak maksimum doku desteği sağlanır. Protez var olan dişlerin bazılarına ara parçalar yardımıyla tutturulur. Bu protez çeşidinde var olan dişlerden bazıları ya da hepsi kuron protezi ile kaplanır. Hastalar bu protezi çok az bir kuvvetle yerinden çıkarıp temizliğini yapabilir.

Total Protezler: Tüm dişlerin kayıp edildiği durumlarda dişler bir kaide üzerine yerleştir ve kaide ağız anatomisine uygun en geniş alana yayılır. Bu şekilde kaide ve hastanın dişeti arasında maksimum temas sağlanarak protezin tutuculuğunun sağlanması amaçlanır. Ağız anatomisi, diş kaybının zamanı, geride kalan kemik ve yumuşak doku miktarı, tükürük, çevre kasların desteği gibi birçok faktör bu tür protezlerin başarısında etkilidir.

İmplant Destekli Protezler: İmplantlar diş kökü şeklinde titanyum vidalardır. Bu protezler sabit ya da hareketli olabilir. Tek bir diş yerine, parsiyel diş eksikliklerinde yada tam dişsizlik vakalarında kullanılabilir.Tamamenimplantlardan destek alabilir ya da hem implant hem dokudan destek alabilir. İmplantlarla bağlantısı yapıştırıcı, vida ya da ara parçalar yardımıyla yapılabilir. Genellikle tek çeneye 4-8 implant yerleştirilerek sabit implant destekli protezler yapılabilirken, en az iki implant üzeri hem implant hem doku destekli protezler yapılabilmektedir. İmplant destekli protezlerde metal, porselen, zirkonyum gibi dayanıklı materyallerden faydalanılmaktadır. 

Metal- Seramikler: Porselenler tek başlarına çok kuvvetli olmadıklarından bir alt yapı ile desteklenmektedir. Metal bu amaçla uzun yıllardır kullanılmaktadır. Oldukça dayanıklıdır. Uzun köprüler için rahatlıkla kullanılır. Metalin gri rengini kapatmak için için porselen ile arasına opak denilen beyaz bir madde sürülür. Estetik olarak tatmin edici sonuçlar alınır. Metalin gri renginin dişetinden yansıması olasılığı estetik olarak rahatsızlık yaratabilir. Metal alerjisi olan hastalarda kullanılmaz. Porselenin metal üzerinden kopması ayrılması estetik sorunlara yol açabilir.

Porselen: Ana yapısını kil oluşturmaktadır. Çeşitli derecelerde vakum altında fırınlanarak elde edilirler. Kuron körü yapımında metal, zirkonyum ya da E max gibi alt yapılar üzerine estetik amaçlı kullanılabilir ya da tek başlarına da kuron, lamina, inlay-onlley materyali olarak kullanılabilirler. Porselenler canlı bir görüntü veren, renk değişikliğine uğramayan sert cam yapılardır. Hareketli protezlerde yapay diş olarak kullanılmak üzere de üretilmektedir. 

E-Max:Porselenlerin tek başına kullanılma alanları sınırlıdır. E-max’ler çeşitli yöntemlerle kuvvetlendirilmiş porselen yapılardır. Kuron, kısa köprüler, lamina, inley-onlay yapımında kullanılırlar. Alt yapı olmadan üretilebildiklerinden son derece estetik materyallerdir. Dişeti uyumları çok iyidir. Hastaların ağzında var olan doğal dişleri ile estetik olarak çok iyi uyum sağlarlar. Özel yapıştırıcılar ile yapıştırılırlar. Renk seçenekleri oldukça fazladır.

Zirkonyum: Zirkonyum aslında periyodik tabloda da yer alan zirkonyum metalinin oksit halidir. Beyaz renkli bir materyaldir. Bu da metal-seramiklerde estetik problemlere yol açabilen dişetinden metal yansıması sorununu ortadan kaldırır. Zirkonyumun vücut dokusuyla uyumu çok iyidir. Üzerlerine porselen uygulanarak alt yapı materyali olarak kullanılır. Son yıllarda içlerine katılan ilave maddelerle yeterince saydamlık elde edildiğinden tek başlarına da kuron köprü materyali olarak rahatlıkla kullanılabilmektedir. Beyaz bir materyal olduğundan diş dokusundan daha az kesim yapılmasına izin verir. Diş sıkmagıcırdatması olan hastalarda porselenin kırılma riski ortadan kalkacağından tek başlarına kullanılabilir. İmplant üstü sabit protezlerde de alt yapı materyali olarak kullanılmaktadır.  

Çene Yüz Protezleri Nedir?

Çene ve yüz defektleri çene ve/veya yüz bölgesinde doğumsal olarak ya da travma, kanser gibi sonradan gelişen nedenlerle oluşan eksikliklerdir. Üst çene defektleri (maksiler defektler), alt çene defektleri (mandibular defektler) ve yüz defektleri (fasiyal defektler) olarak sınıflandırılırlar. Göz, burun, kulak ve yanak gibi bölgelerde görülen defektler yüz defektlerine girer. Bu defektler tekbir bölgede olabileceği gibi birden fazla bölgede de gözlenebilir.

Çene ve yüz defektlerinin tedavisinde hem cerrahi hem de protetik olarak gerçekleştirilebilir.  Her iki tedavi şeklinin de birbirlerine göre bazı avantaj ve dezavantajları mevcuttur. Defektlerin şekil, büyüklük ve etiyolojisi tedavi şekline karar vermede ana faktörlerdir. Genelde küçük yüz defektlerinde cerrahi yöntemler tercih edilir.


Güncellenme Tarihi:31 Ocak 2024Oluşturulma Tarihi:18 Nisan 2023