20’lik dişler, diş dizisinin en arkasında bulunan ve “üçüncü büyük azı dişleri” olarak adlandırılan kalıcı dişlerdir. Halk arasında 20 yaş dişi veya yirmilik diş olarak bilinen bu dişler çoğunlukla genç yetişkinlik döneminde ağız içine sürmeye başlar. Ancak adının aksine her 20’lik diş tam olarak 20 yaşında çıkmaz. Bazı kişilerde daha erken veya daha geç sürebilir, bazı kişilerde ise ağız içine hiç çıkmadan çene kemiği içerisinde gömülü kalabilir.
20’lik dişlerin çıkışı her kişide aynı şekilde gerçekleşmez. Çenede yeterli alan varsa diş normal pozisyonda sürebilir ve herhangi bir soruna yol açmadan ağızda kalabilir. Yeterli alanın bulunmadığı durumlarda ise diş kısmen çıkabilir, komşu dişe doğru eğimli konumlanabilir veya tamamen çene kemiği içerisinde kalabilir.
Özellikle kısmen sürmüş veya gömülü 20’lik dişlerde diş eti çevresinde ağrı, şişlik ve enfeksiyon gelişebilir. Dişin konumu nedeniyle temizliğinin zor olması da çürük ve diş eti sorunlarına zemin hazırlayabilir.
Bu nedenle bir 20’lik dişin yalnızca “çıkmış olması” çekilmesi gerektiği anlamına gelmez. Dişin konumu, çevresindeki dokular, komşu dişlerle ilişkisi, temizlenebilirliği ve kişide herhangi bir şikâyete yol açıp açmadığı diş hekimi tarafından değerlendirilir.
20’lik Dişler Ne Zaman ve Nerede Çıkar?
20’lik dişler genellikle 17-25 yaş arasında sürmeye başlar. Bununla birlikte bu yaş aralığı kesin bir sınır değildir. Bazı kişilerde daha erken, bazı kişilerde ise 25 yaşından sonra da ağız içine sürebilir.
Bu dişler alt ve üst çenenin en arka bölümünde, ikinci büyük azı dişlerinin arkasında yer alır. Diş dizisinin en sonunda bulundukları için sürmeleri sırasında yeterli alan bulunup bulunmaması önemlidir.
Çene kemiğinde yeterli alan varsa 20’lik diş diğer azı dişlerine benzer biçimde ağız içine sürebilir. Ancak yeterli yer bulunmadığında farklı durumlar ortaya çıkabilir. Diş:
- Tamamen ağız içine çıkabilir,
- Yalnızca bir bölümü çıkabilir,
- Diş etinin altında kalabilir,
- Çene kemiği içerisinde gömülü kalabilir,
- Öndeki azı dişine doğru eğimli konumlanabilir.
20’lik dişin ağız içinde görülmemesi, kişinin bu dişe sahip olmadığı anlamına gelmez. Gömülü bir 20’lik diş çoğu zaman ancak diş hekimi muayenesi ve gerekli görüldüğünde radyografik görüntüleme ile fark edilir.
20’lik Diş Belirtileri Nelerdir?
Sorunsuz ve doğru pozisyonda süren bir 20’lik diş herhangi bir belirti oluşturmayabilir. Şikâyetler daha çok dişin sürmesi sırasında çevre dokuların etkilenmesi, dişin kısmen gömülü kalması veya enfeksiyon gelişmesi durumunda ortaya çıkar.
20’lik diş çıkarken görülebilecek belirtiler arasında şunlar yer alabilir:
- Çenenin arka bölümünde ağrı veya baskı hissi,
- Diş etinde hassasiyet,
- 20’lik diş çevresinde kızarıklık veya şişlik,
- Çiğnerken ağrı,
- Ağzı açarken rahatsızlık,
- Ağrının çene veya kulağa doğru yayılması,
- Ağızda kötü tat,
- Ağız kokusu,
- Dişin yalnızca bir bölümünün görünmesi,
- Diş eti çevresinde yiyecek birikmesi,
- Enfeksiyon durumunda çevre dokularda şişlik.
20’lik diş çevresindeki diş etinin iltihaplanması perikoronitis olarak adlandırılır. Özellikle yarı sürmüş alt 20’lik dişlerde, dişin üzerini kısmen örten diş eti dokusunun altında bakteri ve yiyecek artıkları birikebilir. Bu durum ağrı, şişlik ve ağız açmada güçlüğe neden olabilir.
Şiddetli ağrı, hızla artan yüz veya çene şişliği, ateş, yutma güçlüğü ya da ağız açmada belirgin kısıtlılık bulunuyorsa diş hekimi değerlendirmesi geciktirilmemelidir.
20’lik Diş Herkeste Çıkar mı?
Hayır. 20’lik dişler herkeste aynı şekilde gelişmez ve ağız içine sürmez.
Bazı kişilerde dört adet 20’lik diş bulunurken bazı kişilerde bir, iki veya üç 20’lik diş gelişebilir. Bazı bireylerde ise 20’lik diş germleri hiç oluşmayabilir.
Diş mevcut olduğu halde ağız içinde görülmemesinin bir başka nedeni de dişin gömülü kalmasıdır. Çene kemiğinin yapısı veya dişin sürme yönü nedeniyle diş tamamen kemik ya da diş eti altında kalabilir.
Dolayısıyla ağızda 20’lik diş görülmemesi tek başına o dişin hiç bulunmadığını göstermez. Gerekli durumlarda panoramik röntgen gibi görüntüleme yöntemleriyle dişlerin varlığı ve konumu değerlendirilebilir.
20’lik Diş Kaç Günde Çıkar?
20’lik dişin tamamen çıkması için kesin bir gün sayısı vermek mümkün değildir. Diş sürmesi kişiden kişiye değişen ve çoğu zaman tek seferde tamamlanmayan bir süreçtir.
Bazı kişilerde diş birkaç hafta veya ay içinde belirgin hale gelirken bazı kişilerde sürme dönemi aralıklarla devam edebilir. Dişin bir bölümü ağız içine çıktıktan sonra ilerlemesi bir süre durabilir ve daha sonra yeniden devam edebilir.
Çenedeki alan, dişin açısı, kemik yapısı ve dişin ağız içindeki konumu sürme süresini etkileyebilir.
Bu nedenle “20’lik diş kaç günde çıkar?” sorusundan çok, dişin doğru pozisyonda ilerleyip ilerlemediği önemlidir. Uzun süredir kısmen çıkmış halde kalan, tekrar tekrar ağrıya veya enfeksiyona neden olan dişlerin diş hekimi tarafından değerlendirilmesi gerekir.
20’lik Diş Kaç Tane Olur?
Standart diş yapısında dört adet 20’lik diş bulunabilir. Bunlar:
- Sağ üst çenede bir,
- Sol üst çenede bir,
- Sağ alt çenede bir,
- Sol alt çenede bir
olmak üzere toplam dört üçüncü büyük azı dişidir.
Ancak herkesin dört 20’lik dişi olmak zorunda değildir. Bazı kişilerde bu dişlerden biri veya birkaçı gelişmeyebilir.
Daha nadir olarak normal sayıdan fazla üçüncü büyük azı dişi veya ek diş yapılarıyla da karşılaşılabilir. Diş sayısı ve konumu panoramik radyografi ile değerlendirilebilir.
20’lik Yaş Dişinin Çıkmasını Etkileyen Faktörler Nelerdir?
20’lik dişlerin çıkış biçimini belirleyen en önemli faktörlerden biri çene kemiğinde diş için yeterli alan bulunup bulunmamasıdır.
20’lik yaş dişinin çıkışını etkileyebilecek faktörlerden bazıları şunlardır:
Çene yapısı: Çenenin arka bölümünde yeterli yer bulunmaması dişin tam olarak sürememesine neden olabilir.
Dişin sürme açısı: Diş dik pozisyonda ilerleyebileceği gibi öne, arkaya veya yana eğimli biçimde de gelişebilir.
Komşu dişlerin konumu: İkinci büyük azı dişi, 20’lik dişin sürmesi için kullanılabilecek alanı etkileyebilir.
Dişin kemik içerisindeki konumu: Bazı 20’lik dişler çene kemiği içinde daha derin konumlanır ve ağız içine süremez.
Kişisel gelişim farklılıkları: Diş gelişiminin ve sürmesinin zamanı bireyler arasında farklılık gösterebilir.
Dişin sürme durumunu yalnızca ağızdan görünen bölüme bakarak değerlendirmek her zaman yeterli olmayabilir. Gerekli görüldüğünde radyografik görüntüleme, dişin kök yapısı ve komşu anatomik yapılarla ilişkisi hakkında daha ayrıntılı bilgi sağlayabilir.
20’lik Diş Ağrısı Neden Olur?
20’lik diş ağrısının farklı nedenleri olabilir. Dişin sürmesi sırasında çevredeki diş eti dokusunda oluşan basınç ve hassasiyet kısa süreli ağrıya neden olabilir. Ancak şiddetli veya devam eden ağrının altında başka bir problem de bulunabilir.
20’lik diş ağrısının sık görülen nedenlerinden biri, dişin kısmen ağız içine çıkmasıdır. Dişin üzerini örten diş eti altında yiyecek artıkları ve bakteriler biriktiğinde iltihap gelişebilir. Perikoronitis olarak adlandırılan bu durumda ağrıya şişlik ve kötü tat da eşlik edebilir.
Ağrının diğer olası nedenleri arasında:
- 20’lik dişte çürük oluşması,
- Komşu ikinci büyük azı dişinde çürük gelişmesi,
- Diş eti enfeksiyonu,
- Dişin komşu dişe baskı yapması,
- Diş çevresindeki dokularda enfeksiyon,
- Gömülü diş çevresinde gelişen bazı patolojiler
yer alabilir.
20’lik diş ağrısının kulağa, çeneye veya yüzün aynı tarafına doğru yayıldığı da hissedilebilir. Ağrının gerçek nedenini belirlemek için klinik muayene ve gerekli durumlarda radyografik değerlendirme gerekir.
20’lik Diş Ağrısı Nasıl Geçer?
20’lik diş ağrısında kalıcı çözüm, ağrının nedeninin belirlenmesine bağlıdır. Evde uygulanabilecek yöntemler geçici rahatlama sağlayabilir ancak enfeksiyon, çürük veya gömülü diş gibi sorunları tedavi etmez.
Ağrı döneminde bölgenin temiz tutulması önemlidir. Dişlerin düzenli olarak fırçalanması ve 20’lik diş çevresinde biriken yiyecek artıklarının mümkün olduğunca uzaklaştırılması ağız hijyenini destekler.
Diş hekiminin uygun görmesi halinde ağrı kontrolü için ilaç tedavisi kullanılabilir. Ancak özellikle antibiyotikler hekim değerlendirmesi olmadan kullanılmamalıdır. Antibiyotik her 20’lik diş ağrısında gerekli değildir.
Yanak dışından kısa süreli soğuk uygulama, özellikle şişliğin bulunduğu durumlarda rahatlama sağlayabilir.
Ağrı birkaç günden uzun sürüyorsa, tekrar tekrar ortaya çıkıyorsa veya şişlik, kötü tat, ateş ya da ağız açmada güçlük eşlik ediyorsa diş hekimine başvurulmalıdır.
Evde diş üzerine kimyasal maddeler, alkol, aspirin veya benzeri ürünlerin doğrudan uygulanması ağız dokularında tahrişe yol açabileceği için önerilmez.
20’lik Diş Ne Zaman Çekilmelidir?
Her 20’lik dişin çekilmesi gerekmez. Ağız içinde doğru pozisyonda bulunan, tamamen sürmüş, temizlenebilen ve çevredeki dokulara zarar vermeyen bir 20’lik diş takip edilebilir.
Çekim kararı klinik muayene ve gerektiğinde radyografik değerlendirme sonucunda verilir.
20’lik dişin çekilmesinin gündeme gelebileceği durumlar arasında:
- Tekrarlayan diş eti enfeksiyonları,
- Tedavi edilemeyecek veya ileri düzey çürük,
- Komşu dişte çürük veya doku hasarı,
- Temizlenemeyen ve sürekli problem oluşturan yarı gömülü diş,
- Diş çevresinde kist veya başka patolojik oluşumların bulunması,
- Dişin çevresindeki periodontal dokulara zarar vermesi,
- Dişin konumu nedeniyle devam eden ağrı veya enfeksiyon oluşturması
yer alabilir.
Belirti vermeyen gömülü bir 20’lik dişin çekilip çekilmeyeceği ise her hasta için ayrı değerlendirilir. Yalnızca dişin gömülü olması, tek başına her durumda çekim zorunluluğu anlamına gelmez.
20’lik Diş Çekimi Nasıl Yapılır?
20’lik diş çekiminin nasıl yapılacağı dişin ağız içindeki ve çene kemiğindeki konumuna göre belirlenir.
Tamamen sürmüş ve uygun pozisyondaki bazı 20’lik dişler normal diş çekimine benzer şekilde çıkarılabilir. İşlem öncesinde bölge lokal anestezi ile uyuşturulur ve diş uygun aletlerle çekilir.
Dişin bir bölümü veya tamamı kemik ve diş eti altında bulunuyorsa cerrahi çekim gerekebilir.
Cerrahi çekimde genel olarak:
- Bölge lokal anestezi ile uyuşturulur.
- Gerekli durumlarda diş eti dokusuna ulaşım sağlanır.
- Dişin üzerinde kemik bulunuyorsa kontrollü şekilde bir miktar kemik kaldırılabilir.
- Dişin çıkarılmasını kolaylaştırmak için diş gerektiğinde bölümlere ayrılabilir.
- Diş çıkarıldıktan sonra alan temizlenir.
- Gerekli görüldüğünde bölge dikişle kapatılır.
İşlemin süresi ve zorluk derecesi dişin konumuna, kök yapısına ve çevredeki anatomik yapılarla ilişkisine göre değişebilir.
Hangi Durumlarda Cerrahi Operasyon Yapılır?
20’lik dişin normal çekim yöntemiyle güvenli veya kolay biçimde çıkarılamadığı durumlarda cerrahi çekim uygulanabilir.
Cerrahi operasyon özellikle dişin:
- Çene kemiği içerisinde gömülü olması,
- Bir bölümünün kemik altında bulunması,
- Yatay veya belirgin açılı konumlanması,
- Komşu dişe doğru eğimli olması,
- Kök yapısının çekimi zorlaştırması
gibi durumlarda gündeme gelebilir.
Cerrahi planlama yapılırken dişin çevresindeki anatomik yapılarla ilişkisi de dikkate alınır. Özellikle alt çenedeki 20’lik dişlerin köklerinin sinir kanalıyla ilişkisi, radyografik incelemede değerlendirilmesi gereken önemli noktalardan biridir.
Gerekli görüldüğünde panoramik radyografiye ek olarak üç boyutlu görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabilir.
20’lik Diş Çekimi Sonrası Yaşananlar
20’lik diş çekiminden sonra ilk günlerde hafif veya orta düzeyde ağrı, hassasiyet ve şişlik görülebilir. Cerrahi çekimlerde bu belirtiler basit çekimlere göre daha belirgin olabilir.
Çekim sonrasında yara bölgesinde oluşan kan pıhtısı, iyileşmenin önemli bir parçasıdır. Bu nedenle pıhtının korunması gerekir.
İlk dönemde:
- Hekimin verdiği tampon belirtilen süre boyunca tutulmalı,
- Çekim bölgesi dil veya parmakla kurcalanmamalı,
- İlk saatlerde çok sıcak yiyecek ve içeceklerden kaçınılmalı,
- Çekim yapılan tarafla sert yiyecekler çiğnenmemeli,
- Hekimin verdiği ilaçlar önerildiği şekilde kullanılmalı,
- Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durulmalıdır.
İlk 24 saat içinde yoğun şekilde gargara yapmak veya sık sık tükürmek pıhtının yerinden uzaklaşmasına yol açabilir.
Çekimden sonraki birkaç gün içerisinde şişlik görülebilir. Şişliğin seyri yapılan işlemin kapsamına göre değişebilir.
Ağrının birkaç gün sonra azalmak yerine belirgin biçimde artması, kötü tat veya kötü koku oluşması, devam eden yoğun kanama, ateş ya da giderek artan şişlik bulunması halinde diş hekimine başvurulmalıdır.
Pıhtının kaybedilmesine bağlı olarak gelişen ve “alveolit” veya “kuru soket” olarak bilinen durum, çekimden birkaç gün sonra belirginleşen şiddetli ağrının nedenlerinden biri olabilir.
